Sevenkarnasyon
(4 oy)
Yazar wonderkid   

 Besbelli. Önceki hayatýnda bir fahiþe olmalýydý.
Ruh tekâmülümü hayli ilerletmiþ/gerçekleþtirmiþtim. Artýk hislerime istediðim zaman kapýlabiliyordum. Her zaman deðil.


Besbelli. Önceki hayatýnda bir fahiþe olmalýydý.
Ruh tekâmülümü hayli ilerletmiþ/gerçekleþtirmiþtim. Artýk hislerime istediðim zaman kapýlabiliyordum. Her zaman deðil. Çoðu zaman. Ve önceki hayatýnda fahiþe olan bir akýllýya aþýk olmuþtum. Güzel duygular piþirip sunmuþtum. On dokuz yaþýndaydým.
Nasýl anladým? En etkilisi herhalde o cumartesi gecesi olmuþtu. Koyu bir Beþiktaþ taraftarý olan ben, Fenerbahçe maðlubiyeti sonrasý üzülmemiþtim. Maçý heyecanla, babam gibi durmaksýzýn küfrederek seyretmiþtim oysa. Maçtan sonra üzerinde Fenerbahçe formasý olan insanlarýn baðýrýþ/çaðýrýþlarýný þaþkýnlýkla seyrettim. Ben de böyleydim bir zamanlar, tuttuðum takým yenince sevinir, yenilince sinir olurdum. Fakat o gece sadece gülümsedim. Acý bir tebessüme yataklýk etti suretim. Futbol insan beynindeki boþluklarý dolduruyordu. Alaturkaca, topluma ait olma hissiyatý. Boþ þiþelerden akan sular. Bilincim benim, biricik sevgilim. Onlar, önceki hayatlarýnda kürek mahkûmu olmalýlar. Besbelli.
Korna seslerinden kurtulup odama vardýðýmda hayal etmeye baþlamýþtým bile.


* * *


Ertesi gün kadim dostum aradý. Ya da geceydi, önceydi, bilmiyorum.
“Nasýlsýn Altay?”
“Nasýl olalým kardeþim ya, bildiðin gibi.”
Fazla uzun konuþmadýk. Sadece mutsuzluðumuzdan bahsettik. Bütün bu insanlar nasýl mutlu olabiliyor, diye sorduk birbirimize.
“Ben de bazen onlarýn basit kaygýlarýna sahip olmak istiyorum. Böyle mutlu olunmuyor.”
“Olamazsýn. Biz mutluluðu aradýðýmýz için, mutsuzluk da bizi arýyor.”
Yalnýzlýðýmýzý paylaþarak çoðalttýk. Ben, derdimizi kimseye anlatamayacaðýmýzý söyledim. Anlatýlmaz. Okulmuþ, sýnavlarmýþ. “Oku, seni hiçbir þey kurtarmayacak, oku, adam ol, piþman olma.” Piþmanlýk bence okumamaya deðil, boþa geçen gençliðe. Eðer okumamaya olsaydý, çýplak ellerle yoðrulan dünyamýzda kimsecikler kalmazdý. Ýsyan, bitmiþ, tükenmiþ ümitlere. Olgunluk dedikleri de bu aslýnda. Öte yandan, þanssýz bu insancýklar. Doðmuþlar. Ýçimize öyle bir sinmiþ ki, rahatsýz oluyoruz bize bir þey dayanmayýnca. Öyle dedim.
Bize Çin iþkencesi gibi geliyordu.
Þimdi ayrý daðlarda taþlar gibi olan dostumla iki hafta sonra Ýzmir’de buluþacaktýk. Ýlhan Ýrem adlý bir þahs-ý muhteremin konserinde. Kuyruklu yýldýzýn ýþýðýnda gözlerimizdeki umutlara bakmak için. Sevmek için.
“Neyse Altay. Ben uyuyayým. Kafam bozuk. Sonra görüþürüz.”
“Kendine iyi bak, görüþürüz kardeþim.”
Önceki hayatýnda kardeþim olmalýydý bu adam. Besbelli.


* * *


On dokuzuncu yýlýmýn en güzel günlerinden biriydi. Mutsuz olmam için bir sürü sebep vardý ve o sebeplerin sonuçlarý yoktu.
Babam, önceki hayatýnda benim oðlum olmalýydý. Benim çocuðum olmayacaktý çünkü. Olamazdý. Yetenekli, becerikli, gururlu. Þaþýrtýcý. Dayananlar ile devrilmiþ ve sonunda onlar ile birlikte düþmüþ. Ayaklarý dimdik ayakta.
Annemi önceki hayatýnda tanýdýðýmý sanmýyorum. Yazdýklarýmý uzaklarda okuyup, anlamadan seven bir okurum olmalýydý. Emin deðilim.
Aðabeyim önceki hayatýnda efendisinin çok sevdiði bir köle olmalýydý. Sessiz, sakin bir köle. Elinden gelenin en iyisini yapan bir iþçi.
Böyle özetlenebilecek günlerden biriydi. Dahasý da vardý. Bir sýrrým. Dün gece vahiy yoluyla öðrenmiþtim. Ben inanamýyordum, kimse de inanmazdý, bu sebeple susacaktým.
Son arzusunu bizzat kendisi yerine getiren bir idam mahkumu gibiydim. Sabah erken kalkmýþtým, gözlerimin altýndaki boz çizgiler iyice belirginleþmiþti. Aynadaki çirkin bir insandý. Ayna çirkindi, ýþýk çirkindi. Giyindim. Okula gittim. Okuldu iþte. Sadece ismi deðiþikti ve bir bakýma çok daha çirkindi.
Eski Türk Edebiyatý dersi sýnavýna girdim, sýnýfýmdaki her çocuk gibi. Eskimeyen sevgilimi de görmüþtüm. Göz göze gelmiþtik. Yüzünde eski bir utanç vardý, git gide yok olan. “Seni hep seveceðim. Seni sensiz de severim.”
Sýnav kaðýdýna Neyzen Tevfik’den bir alýntý yazdým, o kadar.
“Yürü güzelim endamýný göreyim,
Sensiz geçen gecelerin ecdadýný sikeyim,
Ben Mecnun muyum bir am için çöllere düþeyim,
Leyla’nýn da Mecnun’un da anasýný sikeyim.”
Bütün sevenlere ithafen. Neyzen Tevfik önceki hayatýnda bir gerçek olmalýydý. Nefret gibi. Hiç gibi.


* * *


On dokuzuncu yýlýmýn en güzel günü son hýzýyla devam ediyordu. Aklýma arkadaþýmýn söylediði bir söz geldi, “dibe vurmadan yüzeye çýkamazsýn.” Çok bunalýmlý, düþünceli geceler geçirdim. Bana “problemli bu çocuk” diyenlere selam ederek. Suskundum. Ýçimde kopan fýrtýnalarda çýplak ayaklarýmý serinletiyordum. Daha neler neler…
Dibe vurduk ama neyin dibi? Anason kokulu kuyularýn mý? Delirdim mi? Pes mi ettim?


* * *


Iþýklý bir sahnede þarký söylüyordu Ýlhan Ýrem. “Bir zamanlar”ýn romantik balatçýsý, “öncenin sonrasý”. Yanýmda iki mutlu insan vardý. Vesile olmuþtum bir mutluluða. “Anlasana.”
Ýlhan Ýrem önceki hayatýnda kavmine þarkýlar söyleyen bir peygamber olmalýydý.


* * *


Belimde ekmek býçaðý vardý. Kapýyý çaldým. Açan olmadý. Bir daha çaldým. Parmaðýmý kapý dürbününe bastýrmýþtým. Öylece bekledim. Neden sonra arkasýndan bir ses duydum.
“Kim o?”
“Benim ya.” Besbelli, içerideki “tanýdýk” kýz sarhoþtu, çünkü sesimi deðiþtirme zahmetinde bile bulunmamýþtým. Anlatým deðil, anlayýþ önemli. Tekrar etmeyeceðim.
Kilidin týkýrtýsýný duyar duymaz tekmeyi vurdum kapýya. Ardýna kadar açýldý. Esmer, topluca bir kýz fal taþý gibi açýlmýþ gibi gözlerle bana bakýyordu. Artýk tanýyamazdým onu. Eski dost? Suratýna saðlam bir yumruk salladým. Gýk çýkaramadan olduðu yere serildi. Hýrsý bu yüzden seviyordum iþte! Cesaret! Güç!
Vahiy doðruydu. Plan iþliyordu. Ýntikam çanlarý!
Kapýyý kapadým. Iþýklarý söndürdüm. Heyecanlý deðildim. Sakindim.
Odasýný kapýdaki posterden tanýdým. Yabancý bir müzik grubunun posteri. Yürü be güzelim!
Odadan sesler geliyordu.
Sýrtýmý kapýyý dayadým. Bir sigara yaktým. Ýçtiðim son sigara oldu. Döktüðüm son gözyaþlarý. Ruh tekâmülümü tamamen gerçekleþtirmiþtim artýk.
Allah, önceki hayatýnda yapayalnýz bir çocuk olmalýydý. Yaratmýþ, sonra istediðinin bu olmadýðýný çok geç de olsa fark edip, kullarýný takip etmekten vazgeçmiþti. Kursaðýnda hevesi kalmýþtý. Öksürdükçe günah iþliyorduk.


* * *


Fýsýltýlara karýþan zevk inlemeleri. Sýrtýmý dayadýðým kapýnýn ardýnda eskimeyen sevgilim seviþiyordu. Daha ne olsun! Sigaramdan o kadar uzun geldi ki! Bitmedi meret! Bitmedi bir türlü!
Yarým izmariti yerde baygýn yatan kýzýn üzerine attým. Gönlümün belimdeki býçaðý çekip, çýkarmasýna izin verdim. Sert bir tekme daha gerekti, son hamlem için. Yürü ya kulum nidalarý esiyordu. Haydi! Haydi! Selam sana! Selam sana!
Çýplak bedenler gördüm. Kýsa saçlý olanýn üzerine atýldým. Sýrtýna, karnýna, saplayabildiðim her yere sapladým býçaðý. Çatýrtýlar, þapýrtýlar. Midem kasýldý. Baðýrmasýna izin vermedim. Gözlerinin içine bakarak (bu kadar küçük bebekler görmemiþtim hiç) yeni sevgilinin boðazýný kestim. Sýrýtýyordum. Çok sakindim. Üzerime kanlar fýþkýrýrken, kanlarýn sahibinin önceki hayatýnda sürüsünü kaybetmiþ bir kuzu olduðunu düþünüyordum. Sýcaktý kaný. Altýna iþiyordu. Kaslarý cansýzca kasýlýp, titrerken, iþiyordu. Altý, üstü yoktu hani ya, yine de altýna iþiyordu. Korkudan. Hoþuma gitti bu. Pardon, gitmiþti.
Eskimeyen sevgilim kötürümsü tavýrlarla yataðýn içinde büzüþmeye, saklanmaya, korunmaya çalýþýyordu. Bir an, onu hala sevdiðimi fark ettim, acýdým, merhamet ettim. Güzel, güneþli sanýlarýn olduðu günlerin hatýrýydý bunlar. Kýsa sürdü. Ciðerimden kopan “neden?” feryadý ile birlikte anten koptu. Bütün bunlara sebep olduðu için ona ve Allah’a küfrettim. Böyle bir yaradýlýþa sahip olduðum için de küfrettim.
Çýplak bedenlerden uzun saçlý olanýn – seri, sert hareketlerle – bir zamanlar kokusundan ilhamlar aldýðým söz konusu saçlarýný, gözüme birden bire devasa görünen, kanlý ellerimle kavradým. Duvara vurdum. Vurdurdum.
“Tok!” diye bir ses çýktý. Tok bir sesti. Haydi o zaman bir daha!
Tok! Çýðlýklar. Tok! Yalvarýþlar. Tok! Hafifliyor. Tok! Sadece hýçkýrýklar. Tok! Bitti. Tok! Öldü. Tok! Tok! Tok!
Dediðim gibi, saçlarý güzel kokardý. Þimdiki kanlý saçlar. Yüzü de pek bir güzeldi hani. Güzel-di. Di’li geçmiþ zaman hiç bu kadar “görülen geçmiþ zaman” olmamýþtý. Vay be! Ben neymiþim be! Neymiþim?
Önceki hayatýmda bir katil olmalýydým ben. Kaderin kiralýk katili.


* * *


Önceki hayatýnda bir fahiþe olmalýydý. Besbelli.


* * *


“Alo!”
“Kardeþim nasýlsýn?”
……….
“Ýyiyim Altay, seni sormalý. Sýnavlar nasýl geçti?”
“Sýnavlar? Sýnavlar tabi. Sýnavlar iyiydi. Güzeldi. Fark eder mi?”


* * *


“Baba nasýlsýn?”
“Ýyiyim oðlum.”
………….
“Annem nasýl, iyi mi?”
“Ýyi iyi.”
Falan filan. Seremonilerden sebeb-i ziyarete gelinmiyor artýk.
“Baba beyaz gömleðini ben giymek istiyorum.”


* * *


Tuhaflýðý sezdiklerinde – kim keþfetti bilmiyorum – çok geçti. Ýþte, çok yükseklerdeydim. Aþtým. Erdim. Uçtum. Gönül isterdi ki hep iyi olsun, çok iyi olsun. Acý olmayýnca, tatlý da olmazmýþ. Al, bu da en “duyulan geçmiþ zaman.”
Vuracaðým “dip” biraz sert olacaktý sanýrým.
Hayat, önceki hayatýnda bir hayal olmalýydý.
Ölüm de, hayat olmalýydý, diye düþünüyorum dostlar. Bilmem siz ne düþünürsünüz.
Haydi, ben kaçtým…


-SON-

Armaðan Altay
2007-05-06



Yorum (3)add comment

illegal_melo dedi ki:

 
Tekrar okudum, anlayacaðýný umduðum birçok arkadaþýma da okuttum. Mükemmel bir öykü be Armaðan, ellerine saðlýk. Hele þu "Besbelli. Önceki hayatýnda bir fahiþe olmalýydý." lafý artýk aziz dostlarýmla aramda bir atasözü kývamýna geldi.
Mart 30, 2009

wonderkid dedi ki:

 
melo'cum saðolasýn... eski günlerden pek manidar bir öyküydü... yeniden okuduðun, okuttuðun ve yorum yazdýðýn için teþekkür ederim.
Mart 30, 2009

M.Furkan.E. dedi ki:

 
Anlamlý ve öfkeli...güzel!
eline,zihnine,ilhamýna,ve biraz da öfkene saðlýk! smilies/cheesy.gif
Mayýs 03, 2010

Yorum yaz.
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >