SEVGİ SINAVINDAN KALAN ÖĞRENCİ
(0 oy)
Yazar şevket   

Edebiyat öğretmeni yine her zaman olduğu gibi Perşembe günü dördüncü saat sınıfa geldi. Mehmet Akif Ersoy konulu kompozisyon yarışması için getirilen yazılırın hiç birini beğenmediğini beyan etti. Ders boyunca sürekli bu konudan bahsetti. Bir ara uyuya kaldığım sıradan başımı kaldırıp olaya kulak misafiri oldum.  Adamın haline gerçekten acımıştım. Bu durumdan bayağı şikâyetçiydi. Dayanamayıp bir şeyler karalamaya başladım. Ders bitimine yazım işlerini halletmiştim. İşin benim için en zor kısmı kompozisyonu götürüp öğretmene teslim etmekti. Bir kız arkadaştan bu işi yapmasını istedim. O da beni kırmayarak kompozisyonu öğretmenler odasına teslim etmek üzere götürdü…

Aradan kısa bir süre geçti. Teneffüs bitimine yakın öğretmen sınıfa geldi. Ön sırada oturan arkadaşa ismimi zikrettikten sonra kim olduğumu sordu. Okula yeni geldiğimin için kimse beni tanımıyordu.  Dersler başlayalı bir ay olmasına rağmen birkaç öğretmen dışında adımı bilen öğretmen yoktu. Adımı zikretti ve:

<!--[iYanıma gelir misin? Diye seslendi.

   Öğretmenler massına oturdu. Bende yanına yaklaştım. Sonra kompozisyonumu çok beğendiğini dile getirdi. Ardından bir sürü soru sormaya başladı.

<!--[Ne zaman yazdın, bir yerden alıntı yaptın mı, tamamen sana mı ait?

Bu kadar soru beni çok bunaltmıştı. Kendimi sıcaktan kalp krizi geçirmek üzere olan yaşlı bir adam gibi hissettim. Zaten konuşmayı çok sevmeyen biri olarak kısa cevaplarla geçiştirdi. Sürekli aynı soruları yinelemesi canımı sıktı. Kâğıdı elinden alıp cihetimi sırama doğru ayarladım ve yürümeye başladım. Eğer böyle davranmamış olsaydım mütemadiyen o ders boyunca o soruları tekrar tekrar cevaplayacaktım.  Sonra arkamdan seslendi:

<!--[Hey! Bakar mısın ne oldu?

Arkamı dönüp ona çok ağır bir cevap vermek istedim bir an ama mütevazı görünüşümün birkaç sözcükle kirlenmesini istemedim. Tekrardan arkamı dönerek:

<!--[Hocam alıyorsanız alın almıyorsanız beni yormayın. Madem benim yazdığıma inanmıyorsunuz o zaman bu kâğıda da ihtiyacınız olmayacaktır. Diye asık bir suratla sorusunu yanıtladım.

 

Durumun farkına varan hocam gelip elimden kâğıdı aldı. Silueti belirli bile olmayan bir gülümsemeden sonra öylece gitti. Ertesi sabah nöbetçi geldi. Öğretmenler odasından beklendiğimi söyledi. Oflaya pofluya öğretmeler odasını n yolunu tuttum.  Bütün edebiyat hocaları toplamış kompozisyonu inceliyorlardı.  Üzerinde birkaç değişiklik yaptılar sonra yarışmaya yolladılar…

  Yarışmadan derece allamamıştım belki ama çok iyi bir öğretmen kazanmıştım.  O günden sonra onu aşırı derecede sevmeye başlamıştım.  O sıralar şiire de merak saldım. Şiir yazıyordum.  Öğretmenim için bir seci yazdım. Yine teslimiyet işlemini bir arkadaşım yapmıştı.  Yazım hakkında birkaç gün hiç yorum yapmadı. En sonunda yanıma gelip:

<!--[Dizelerin çok güzeldi. Dedi.

Mutlu olmuştum doğrusu. Onun tarafından takdir edilmek gerçekten çok hoştu.  Onu o kadar çok sevmeye başlamıştım her zaman yanında olmayı istiyordum. Onun sayesinde hiç sevmediğim İstanbul’a bile neredeyse âşık olmuştum.  Çok iyiydik. Aramızdan su sızmıyordu. Ya da ben öyle zannediyordum.  Hatta birinde iddiaya girmiştik sınav hakkında. Ben sınavdan okulun en yüksek notunu alacağımı iddia ediyordum oda böyle bir şeyi yapamayacağım konusunda benimle eğleniyordu.  Sonunda kazanan ben olmuştum. Edebiyat dersi üçüncü yazlıda en yüksek notu alan kişi ben olmuştum.  Yaz tatilinde hocamın tayini aynı ilçede bir Anadolu lisesine çıkmıştı. Müdür yardımcısı olarak oraya atanmıştı…

  Okullar açılmış artık sonra sınıfa gelmiştim. Neredeyse her hafta Cuma günleri ziyaretine gidiyordum.  Sonra nedenini almadığım bir şeylerden dolayı bana karşı soğuk davranmaya başladı. Kendime yediremiyordum. Makam mevki onu da değiştirdi demek içimi acıtıyordu. Ne kadar acı olsa da bunlar gerçekti. Git gide aramız açıldı. Daha doğrusu o beni sevmemeye başladı. Fare dağ misali sürekli ona küsüyordum ama onun umurunda bile olmuyordu. ..

  Bir hafta sonu onu ziyarete gittim. Üniversite sınavı öncesi moral olur bana diye ama keşke gitmeseydim.  Okuluna gittim. Odasına çıktım. Kapısını çalıp içeri girdim. Önce hoş geldin dedi. Sonrada:

<!--[Hayırdır niye geldin? Dedi.

Bu sefer kalbimi düzelmemek üzere kırmıştı. Artık ne bir kelime nede bir psikolog beni tedavi edebilirdi.  Biraz sohbet ettik. Ama gerçekten çok kırılmıştım. Daha sonra babası geldi odaya. Sessizce bir köşeye oturup konuşmalarımızı dinledi. Ben daha fazla dayanamadım. Çünkü umursamaz tavırları kendimi umarsız hissetmeme neden oluyordu. Ben hiç bir zaman kendime çaresizliği yakıştıramadığım için otobüsle bir yere gideceğimi bahane edip ayrıldım…

  Artık onu gördüğüm yerde yolumu değiştireceğim kendime bir söz verdim. Çünkü hayat bile vazgeçilmez değilken onun kendini vazgeçilmez sanmasından bıktım usandım.

  İşte bir öğrenci kalbi daha böylece kırılmıştı…

 



Yorum (18)add comment

Yunus dedi ki:

 
Öncelikle şu supporlists ve endif kısımlarını düzeltirsen sevinirim. Hikayen çok ama çok kısa olmuş. Özür dileyerek söylüyorumki beğenmedim hikayeni. Çünkü herhangi bir amacı yok. Sadece bir olayı tekdüzelikle anlatmışsın. Hiç bir hayal gücü örneği ve betimleme göremedim. Eğer yarışma faslını biraz daha ayrıntılı anlatsaydın güzel olabilirdi. Ama bu haliyle gerçekten beğenmedim. Kusuruma bakma. Bazı yerlerde de imla ve cümle hataları var. Yine de kalemine sağlık.
Temmuz 06, 2010

şevko dedi ki:

 
Yorumun için teşekkür ederim. Hayal ürünü olmadığı için fantastik şeylere yer vermedim. Sizinde bilidiğiniz gibi hikaye yaşanmış ya da yaşanabilecek olaylardan yola çıkılarak yazılır. Doğrudur güzel olmamış olabilir. Özür dilemenize gerek yok çünkü burda işini yapıyor herkes yazmak ve eleştirmek. smilies/smiley.gif
Temmuz 06, 2010

BN CN dedi ki:

 
Bence öykün hoş olmuş. Ama sadece hoş. Ve cidden kurgusal anlamda okuyucu içine çekecek bir kurgu yok. Eline sağlık.
Temmuz 07, 2010

şevko dedi ki:

 
Teşekkürler smilies/smiley.gif Beğenmene sevindim.
Temmuz 08, 2010

çağatay dedi ki:

 
güzel bir öykü ama kurgu iyi değil.
Temmuz 19, 2010

şevko dedi ki:

 
Teşekkür ederim Çağatay haklısın pek kurgulamadan yazdım.
Temmuz 20, 2010

Abdulvahap dedi ki:

 
Öykü güzel ama sonunda bir mesaj veya ilginç bir şey bekledim. Eline sağlık.
Temmuz 22, 2010

şevko dedi ki:

 
Bende sonunda ilginç bir şey olmasını isterdim ama malesef olmadı smilies/sad.gif Öykü gerçek hayattan alınınan bir kesit o yüzden pek fantastikte olmadı
Temmuz 22, 2010

Kanlıçizme dedi ki:

 
Ellerine sağlık.

Öncelikle belirteyim ki hikayen güzel. Ana fikir olarak gayet hoş bir yolda ilerlerken yarıda bırakır gibi yapışsın. Yarışmaya girdiği yerden sonra adeta koşturmuşsun hikayeyi. Kurgu eksikliğini bu kısmı olaylar, betimlemelerle uzatarak giderebilirsin.

Cümlelerin çok kısa ve duygusuz. Bazı yerlerde nokta yüzüme çarpan kapı gibi geldi, durup dinlendiğim bir yer değil. smilies/smiley.gif Bazen art arda gelen iki cümleyi birleştirerek fazla durmayı önleyebilirsin. Örneğin "Aramızdan su sızmıyordu. Ya da ben öyle zannediyordum." cümlelerini biraz değiştirip birleştirebilir oradaki duraksamayı kaldırıp akıcılık sağlayabilirdin.

Bir de başlık ters olmuş sanki. Sınavdan kalan o gıcık hoca bence. smilies/smiley.gif
Temmuz 22, 2010

İskender ADA dedi ki:

 
Öyküden ziyade bir anı okudum diyebilirim.
Biraz daha süslenebilseymiş daha fazla övgü alırdı bence.

Kaldı ki yine de yazma cesareti övgüyü hak ediyor.

Samimiyetle paylaşıldığına inandığım bu yazı sonraki öykülere iyi bir zemin oluşturacaktır.
Burada yapılan yorumların her zaman iyi niyetli olduğunu gördüm ki bu da beni mutlu ediyor. Yazmak, yazarak güzelleşir. En önemlisi de yapıcı eleştirilerdir. Burada yazara düşen de yapılan eleştirileri kendi süzgecinden geçirip olabildiğince bir sonraki eserine yansıtabilmektir.

Bir sonrakini bekliyor olacağım smilies/wink.gif

Tebrikler
Temmuz 23, 2010

şevko dedi ki:

 
Kanlıçizme haklısın sanırım sınavdan kalan hocam oldu. Noktalama konusunda büyük sıkıntım var. Bu da hikayemin akıcılığını bozuyor kendimi geliştirmeye çalışacağım bu konuda. Yorumun için teşşekkür ederim.
Temmuz 23, 2010

şevko dedi ki:

 
İskernder: güzel bir noktaya değinmişsin abi. Anı gibi oldu daha çok. İçimden kurgulamak gelmedi yazarken. Aslında biraz daha süslemeylidim. Betimlerim felan çok eksik kaldı. Hikayenin ikinci bölümünü yazacağım umarım o daha iyi olur. Yorumlar için tekrardan teşşekkür ederim.
Temmuz 23, 2010

mavi mrs dedi ki:

 
Bende İskender arkadaşın da belirttiği gibi bir öyküden ziyade, üstünde fazla durulmadan yazılmış bir anı okudum.
Yazın ilerledikçe öğretmenin soğuk davranmasının altındaki sebebi merak etmeye başlamıştım, herhalde burada bir dolaplar dönecek diye düşünmüştüm... Bir sonuç bulamadığıma da üzüldümsmilies/smiley.gif
Benim dikkatimi çeken bazı şeyleri söylemek isterim. Kelime tekrarların olmuş, mesela; "Sonunda kazanan ben olmuştum. Edebiyat dersi üçüncü yazlıda en yüksek notu alan kişi ben olmuştum.", ayrıca şu iki kelimelik cümlelerin tümünden tek bir cümle çıkarabilirdin; "Okuluna gittim. Odasına çıktım. Kapısını çalıp içeri girdim.", "Aradan kısa bir süre geçti. Teneffüs bitimine yakın öğretmen sınıfa geldi." gibi... Bir de ne kesme ne de tırnak işareti kullanmamışsın. smilies/smiley.gif
Emeğini ve paylaşımını takdir ediyorum. Ellerine sağlık.
Temmuz 24, 2010

ahmet dedi ki:

 
Güzel bir anı türü gördüm karşımda. smilies/smiley.gif
Okuyucuyu sıkmayan bir yazı. Kalemine sağlık Şevko. smilies/smiley.gif
Hatalarının birkaçını ben farketmemişim ama başkaları farketmiş tekrarlamaya lüzum yok herhalde...
Temmuz 24, 2010

Yavuz dedi ki:

 
Dağınık bir şekilde ifade edilmiş bir sitem yazısı sanırım bu. Umalım da öğretmenin burayı okuyor olsun.
Temmuz 24, 2010

şevko dedi ki:

 
Vallaha okusada okumasada artık umrumda değil ben sadece yazmaya devam edeceğim. Zaten beni yazmam konusunda en çok destekleyen oydu. Şimdi desteğini almıyorum belki ama artık kendi ayaklarımın üzerinde duracak kadar kendimi geliştirdiğime inanıyorum ve devamı gelecek umarım. Okumak isterseniz ikinci bölümünüde paylaştım. Yorumlarınız için hepinize teşekkür ediyorumsmilies/smiley.gif
Temmuz 24, 2010

Remziye dedi ki:

 
Bence gerçekten de öğrencinin kendini öyle sevgisiz hissetmesi gayet normal bişey. Nedeni de öncesinden ilgi gösterip daha sonra geri çekilmesi öğrenciyi bunalınma sürüklemiş doğal olarak. Öğrencide böyle bir iz kalması istenmezdi tabiki ama hikaye yazmasına vesile olmuş, bir yerde de birde bu yanından bakmak lazım. Devamını bekliyoruz ablam hadi bakalım.smilies/cheesy.gif
Ağustos 02, 2010

şevko dedi ki:

 
Tamam remziye abla zaten ikinci bölümünüde yazdım smilies/smiley.gifVe yayınlandı sitede smilies/smiley.gif
Ağustos 02, 2010

Yorum yaz.
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >