| Kadın (Küçürek Öykü) |
| Yazar illegal_melo | |||||||||||||||||||||||||||||
|
Bacaklarını içine soktuğu kot pantolon kendisini öyle bir sarmıştı ki bu ona tarifsiz bir özgüven veriyordu. Ayaklarını omuzları genişliğinde açmış yer kabuğuna ve belediye kaldırımlarına bir tanrıça kadar basınç uyguladığını düşünüyordu. O pantolonu giydikten sonra aynada kendini seyrederken, kendisiyle sevişmek istemişti bir an için ve bilmiyordu kaç milyonuncu kez... Ne kadar da güzeldi kadınlık! Kasıklarındaki güçle etrafından geçen tüm erkekleri kölesi haline getirebileceğini bağırarak söyleseydi şimdi, etkisini yitirir miydi acaba dudaklarının güzelliği? Yıllar geçtikçe aptallaşmıştı erkekler. Oysa eskiden kahramanlar vardı, çok eskiden... Entrikalar, tutkular gerçekti ve tragedyalar. Her şeye rağmen bu yüzyılda bulunmanın apayrı bir tadı vardı. Dar bir kot pantolon ve ucuz bir tişörtle bakışları çekebiliyordu üstüne. Antik çağlarla kıyaslanamazdı elbet ama ortaçağ eziyetinden kat be kat iyiydi mesela. Neden gecikmişti? Bahar gelmeliydi artık, neden hala yer altı dünyasından çıkmamıştı Adonis? "Yeter," dedi Afrodit kutsallığına yakışan bir öfkeyle "Artık sevgilimi paylaşmayacağım, Persephone'a lanet etmenin vaktidir!" Yorum (30)
![]()
BN CN
dedi ki:
|
|||||||||||||||||||||||||||||
| Bu ayki durumdan haberim yok kusura bakmayın, gerçi haberim olsa da bişey değişmezdi de... Öykü yarım filan da kalmadı, başından beri planladığım gibi yazdım. Küçürek Öykü edebi bir türdür, araştırmanı tavsiye ederim Yunus. Son iki paragraf ve orada verilen isimler tüm konuyu açıklıyor, cılız kalan bir şey yok. Yunan Mitolojisine atıf var daha doğrusu konu bahsi geçen tanrıça üzerine kurulu. Zahmet edip isimleri google'a yazsaydın cılız bir şey olmadığını görürdün, ardında koskoca mitoloji var... Me... neyse... |
Lupen
dedi ki:
Melissa P ile içinde geçen kadın ve bacak kelimeleri dışında uzaktan yakından havadan sudan bir benzerlik yok ama... Yani her cinsellik, kadın falan içeren eseri Melissa P çakması yapacaksak yandık biz. Öyküye gelirsek, edebi bir üsluba hasretti Xasiork bence bir süredir. İlaç gibi geldi. On numara olmuş, eline sağlık Melik Abi. ![]() |
RATHAM
dedi ki:
illegal_melo
dedi ki:
BN CN
dedi ki:
Abdulvahap
dedi ki:
| ""Öyküye gelirsek, edebi bir üsluba hasretti Xasiork bence bir süredir.""!!! Öykü kısaydı ve hiç bir şey anlamadım. Kusura bakmayın. Ama Lupen arkadaşımızın yorumunu hakaret kabul ederim. Örneklerini yaşadım hayatım da. Okulda tiyatro grubuna katıldım. Tarihçesi öğrenilecek diye tutturdular, yok bilmem vals yapılacak. Fizik hocası konuk oldu ve uyardı, "bu bir yetenek meselesidir, oyun yazılır oynanılır, sizin o kadar vaktiniz yok" hocayı kovdular, ben de kızdım ve terkettim. Kalanlar o sene bir oyun sergileyemediler. Ben içinde yazma isteği olan bir teknikerim. öykü yazmak için tragedyaları ezberlemek zorunda değilim. Özür dilerim, kırıcı olmak için değil, kırıldığım için biraz lafı uzattım. |
Ozancan
dedi ki:
ardakekullu
dedi ki:
illegal_melo
dedi ki:
baran
dedi ki:
| Bir ara bende Küçürek Öykü yazmaya karar verdim olmadı. Sözcük saysı aldı başını gitti. Bunu neden mi söyledim? Küçürük Öykü yazmak zordur. İşte bunun için. Çok iyi bir kurgusu vardı bir kere. Öykü'nün "olayı"nı anlatmadan bizim anlamamız, düşünmemiz çok iyi. Ben çok sevdim bunu. Üç kez okudum. teşekkürler bizimle paylaştığın için. """Bu arada Xasiork'un edebi bir üsluba hasret kalmaması için; eleşrtiye hasret kalmamalı.""" ![]() |
Lupen
dedi ki:
| Abdulvahap, dediğinle benim dediimin ne alakası var? Ayrıca, insan tabii ki de yaptığı işin geçmişini bilmeli. Nâzım Hikmet'i bilmeden toplumcu şiir yazamazsın. Yazarsan bu Beatles'ı bilmeden Rock'n'Roll yapmaya; futbol maçı izlemeden futbolcu olmaya benzer. Sen de Cruyff'u tanımayan futbol yorumcusu durumunda olursun. Fakat bunun edebi üslupla alakası yok. Xasiork'ta son aylarda -de bağlacını nasıl yazacağını bile bilmeyen insanların öykülerini okuduk. Böyle edebiyat mı olur? Edebiyat bir sanattır. Kelimeleri nasıl kullanacağını bilmeyen insan edebiyat yapıyor olamaz ve son zamanlarda da kelimeleri nasıl kullanacağını bilen oldukça az insan gördüm ben buralarda. |
Abdulvahap
dedi ki:
| Lüpen kardeşim, edebi üslupla neyi kastettiğini şimdi daha iyi anladım teşekkür ederim. Yazar arkadaşımız, Yunus arkadaşımızın yorumuna biraz sert cevap vermiş. En azından bana öyle geldi. Öykü o kadar kısa ki, imla hatası, yazım hatası veya anlatım bozukluğu gibi hataları yapmaya fırsatı bile olmaz. Bir de yaptığın yorumdan son zamanlardaki bütün öyküleri edebi değerden yoksun buluyormuşsun gibi geldi bana. "Öyküye gelirsek, edebi bir üsluba hasretti Xasiork bence bir süredir." Sence? |
Yunus
dedi ki:
Vahap abi teşekkür ederim öncelikle Ben zaten böyle şeylere pek takılan birisi değilimdir. Ben yorumumu yaparım bırakırım. Doğru sert cevap vermişti. Ama ben tartışma ortamı oluşmasın diye bir şey dememiştim. Ayrıca sana katılıyorum. Herşeyi bilmemize imkan yok. Herkes ilgi alanı dahilinde olan şeyleri bilir. Bunun dışındakiler ile ilgili pek bilgisi olamaz. Bir yazarın herşeyi (Edebiyatla ilgili herşeyi) bilmesi gerekir diye bir şey yok bu dünyada. |
illegal_melo
dedi ki:
| : ) Saçma bir cümle olacak ama elbette kimse her şeyi bilmek zorunda değil : ) Dediğin gibi herkes ilgileri dahilindeki şeyleri bilir! Fakat, fantastik edebiyat üzerine kurulu bir kulüpte, fantastik öyküler yazmaya çalışan birinin Yunan Mitolojisini, Afrodit'i bilmemesine ben başta olmak üzere birçok insan bir yerleriyle güler çok afedersiniz. Hadi bilmiyorsan bile, Google'a "afrodit, adonis" yazıp çok değil 5 dakika içerisinde kısacık öykünün dayandığı efsaneyi anlayabilirdin. Ha, yok onunla mı uğraşacağım canım, diyorsan da "o kadar kısa tutmuşsunki konusunu çıkaramadım. Keşke biraz daha açsaydın. Tamam kadındaki tutkuyu anlatmışsın ama böylesine kısa bir hikayede konu çok cılız kalmış." diye bir yorum yapıp kendini bu tür tartışmaların ortasına düşürmeyebilirdin en azından. Yorumunu yapmıştın, cevabı verdim dönüp bana tekrar cevap verip de olayı başka şeye dönüştürmediğin için seni içten içe de takdir etmiştim ama gelip de "Ben zaten böyle şeylere pek takılan birisi değilimdir. Ben yorumumu yaparım bırakırım." diyerek sanki muhatabın eleştiri kaldıramayan çömez biriymiş gibi stratosfer üstü edalarla laflar savurman bu işi değiştirdi biraz. Bir daha cevap verip de uzatmaman dileğiyle, versen de bu sidik yarışına devam etmeyeceğimi arz ederim. |
Tunga
dedi ki:
Kanlıçizme
dedi ki:
Ellerine sağlık Melo. Eski toprağı görmek iyi oluyor. Küçürek öykün gayet iyiydi, ileride ne olacak, sonrasında ne gelecek merak ettiriyor. Günümüzdeki tüm güzel -veya kendini güzel sanan- kadınların düşünce tarzını yansıtmış. Öykünün tanımını bozardı belki ama eski yüzyıllarla 1-2 karşılaştırma daha yapsan iyi olurmuş. "Yıllar geçtikçe aptallaşmıştı erkekler. Oysa eskiden kahramanlar vardı, çok eskiden... Entrikalar, tutkular gerçekti ve tragedyalar." Buradaki ilk cümleyi sona koysan aşağılama duygusu daha baskın olabilirmiş. Bir de "Persephone'a" değil "Persephone'ye" şeklinde yazman lazım. Okunuşa göre değil yazılışa göre ek gelir. Devam et Melo, senden daha çok öykü bekliyorum. ![]() |
İskender ADA
dedi ki:
| Meraklıyımdır. Bu öykü de merakımı körükledi ve yukarıdaki yorumlardan önce, tam da yazarın istediği gibi çağımızın imkanlarını kullanarak öykünün dayandırıldığı ana hikayeyi okudum. Afrodit'in Adonis'e olan aşkını, onun ölümüyle Zeus'tan yardım istemesini, diğer taraftan aşağıda da Persephone'nin de Adonis'e aşık olmasını, Zeus'un da çözüm olarak Adonis'in yılın 4 ayını Afrodit'le, 4 ayını Persephone ile kalanını da kendi istediği şekilde yaşayabileceğini, Adonis'in yeryüzüne dönüşünün ilk baharın gelişi olarak kutlandığını öğrendim. Bu ana hikaye ile yazarın eserinin ne kadar güzel örtüştüğünü gördüm. Kısa ve etkili anlatımda tek dikkatimi çeken, Afrodit'in ayna karşısında erkekler için düşündüğü onca şeyden sonra bir erkeğe neredeyse taparcasına bağlanması oldu. Sen, tüm erkekleri kölen haline getirebileceğini düşün, aptal olduklarını düşün ama sonra git o aptal köle erkeklerden biri için kardeşine lanet et, babana karşı çık. Kim daha güçlü gerçekte? Bence ironi ![]() |
illegal_melo
dedi ki:
| Çok çok teşekkür ediyorum İskender! : ) Evet, ironi konusunda haklısın fakat şöyle bir ayrıntı var: Adonis de bir tanrı, Afrodit o "yıllar geçtikçe daha da aptallaşan erkek insanlar" için değil, en yakışıklı erkek için, gelişiyle baharın gidişiyle kışın geldiği bir tanrı için onca şeyi yapıyor. : ) Tekrar teşekkürler. |
İskender ADA
dedi ki:
Rica ederim Öyleyse benim okuduğum kaynak beni yanılttı. Çünkü Adonis'in yaban domuzu saldırısıyla öldüğünü okudum ki mantıklı geldi. Muhtemelen Hades'in yanında olduğu için Persephone ile tanıştı diye düşündüm. Yine de hemcinslerime haksızlık yapıldığını düşünüyorum Aptallaşan "erkekler" değil, tüm insanlık olmalıydı |
ahmet
dedi ki:
Yavuz
dedi ki:
ERADICATER
dedi ki:
Hüseyin Emre COŞKUN
dedi ki:
Özgür Can
dedi ki:
illegal_melo
dedi ki:
Dilara
dedi ki:
Vuhuu nasıl da tartışmalara yol açmış. Demek ki şuncağızcık bir cinsellik bunları yaratabiliyor. Öykü kısa bnu görmek zor değil. Ben içine giremediğim öyküleri sevmiyorum. Daha dalarken bir anda bitmesini sevmiyorum. Ama şunu kabul etmeliyim ki gerçekten de şu ana kadar okuduğum en farklı öykü. Kalitesine söyleyecek sözüm yok. Kısalıkta senin tercihinmiş saygı duyuyorum bu belki de bilmem kaç yüz sayfalık kitaplardan oluşma fantastik serilere dalmış olmamızdan bize yetersiz geliyordur. Alışmışız sayfalarca okumaya Yeni öykülerini sabırsızlıkla bekliyorum. |
ismet
dedi ki:
Açıkçası biraz daha uzun yazman daha iyi olurdu. Yorum yapacağım, ama ne hakkında yapacağımı bilmiyorum. Ve diğer arkadaşların aldığı edebiyat kokusunu ne yazık ki ben alamadım. Kusura bakma. İmla hatası yok denmiş yorumlarda, Vahap Abi'nin de söylediği gibi imla hatası yapmaya vakit olmamış ki Neyse yine de kalemine sağlık. |
illegal_melo
dedi ki:
Yorum yaz.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









Ben zaten böyle şeylere pek takılan birisi değilimdir. Ben yorumumu yaparım bırakırım. Doğru sert cevap vermişti. Ama ben tartışma ortamı oluşmasın diye bir şey dememiştim. Ayrıca sana katılıyorum. Herşeyi bilmemize imkan yok. Herkes ilgi alanı dahilinde olan şeyleri bilir. Bunun dışındakiler ile ilgili pek bilgisi olamaz. Bir yazarın herşeyi (Edebiyatla ilgili herşeyi) bilmesi gerekir diye bir şey yok bu dünyada.